bu aralar sık sık hastalınıyoruz. şimdi de karın ağrısı çıktı. iki gündür karnım ağrıyor diyor tırtılım. ilk gün oyun yapıyor zannettik. doktor bu yaşlarda doğru çıkar dedi. epey bir kıvırandı akşam. umarım yarına her şey düzelir.
gene yapmışım bir liste. şöyle bir baktım çoğunu da seyretmişim. liste yapmaya, not almaya bayılıyorum. deftersiz kalemsiz duramam herhalde. gidilecek yerler, okunacak kitaplar, yemek tarifleri, müzikler.... şimdi 2011 kitap listesi hazırladım. liste gittikçe uzuyor.
bir haftadır totroyla yatıp totoroyla kalkıyoruz. tırtılcık hasta ya hadi izlesin çok istiyor diyoruz. bizi baydı biraz ama çok güzel. ne de olsa miyazaki.
ne harika bişeymiş yer elması. taze zencefil gibi bişey. al poşet 2 tl diyince hadi bir deneyelim dedim. 3-4 kilo vardı. ye ye bitmez. çiğ yeniyormuş bir kere. bir baktık tadına güzel. ama yemeği mükemmel oldu. artık kaçmaz.
hadi vereyim orjinal tarifimi
soğanları sızma zeytinyağında pembeleştirip üzerine de bir adet rendelenmiş havuç.biraz daha çevirip biraz tuz biraz şeker, sonrada patates gibi doğranmış yer elmaları. bir avuç da bezelye haşlamıştım. onları da üstüne. bezelyenin haşlama suyunu da atıp iki dişte sarımsak. çok çabuk pişiyor. harika bişey.
3 Aralık 2010 Cuma
ilaç içmek istemeyen bir çocuğa nasıl ilaç içirilir bilemiyorum. içmek zorunda ve artık zor yollara başvuruyoruz. Tırtılım iyileşsin artık. Çocuklar hasta olmasın.
27 Kasım 2010 Cumartesi
biraz elma rendesi, biraz limon, biraz da bal. karıştır karıştır sür yüzüne. bekle 20 dk. güzel oluyor.
Güneşli günler gidiyor. Nasıl kurur diyordum portakal kabukları. Çok da güzel kurudu. Ben şimdi bu portakal kabukalrından nasıl kolye yaprım diyordum meğer ne kadar değerliymiş portakal kabuğunun kurusu. Bu kabukları kurutup, robottan geçirin. Pastalara keklere birer kaşık koyunca çok güzel oluyormuş. İyi fikir.
bıraktım ve kaçtım. en son suratıma bir araba fırlattı. neymiş kardeşim bu 2 yaş sendromu böyle. ne hayır dan anlyor ne cezadan. evde babasıyla bırakıp kısa bir mola. belki küçük bir ceza. halbuki dün bana anne bak 9 demişti. eline aldığı 9 magnetiyle. ben de onu yiye yiye bitirememiştim. şimdi artık dönmeliyim. belki ortalık süt liman olmuştur.
7 Haziran 2010 Pazartesi
bize ankara yolu gözüktü. 7 yıl yaşadığım, 9 yıldır gitmediğim öğrenciliğimin geçtiği şehre tekrar yolumuz düştü. Ankara'daki üniversite yıllarından sonra mecburi istanbul dönüşü ağır gelmişti. ankara'nın komünal yaşantısı işte bu da yarım kalmış bir yazı oldu. yine bir viyaklamayghjf