18 Mart 2010 Perşembe


heyt be koca mart ayı da geldi geçiyor da iki satır bir şey yazmamışım. Ne mi yapıyorum. KPSS denilen illete çalışıyorum. Memur olup hayatımın geri kalan kısmında memurluktan şikayet etmek istiyorum.

Sonra aklıma bişey geldi. Bremen Mızıkacıları diye bir masal vardı ya . Çok severdim. Neden Tırtıl'a almıyorum ya dedim ve biraz araştırdım. Bol resimli olan bir tane tez zamanda.
Bu kapak resmini sevdim. Gerisine bakıcaz.

23 Şubat 2010 Salı

Görkem Yeltan, şeker hatun. "Uzak İhtimal"i izledim. Güzeldi. Sevgili kocam listemdeki filmlerden iki film kapıp gelmiş. Diğeri Bornova Bornova. Onu henüz izlemedik ama öncesinde de İki Dil Bir Bavul'la Pazar filmlerini izledik. Benim liste bitmez.
Yine üzüldüm bugün. Huylu huyundan vazgeçmez. Ben hep bişeyler bulurum. İnsan da 3 liralık ayakkabı çekeceğine üzülür mü. Ben ona da üzülürüm. Bugün kaybolduğuna emin oldum. En son daire kapısının dışında görülmüş. Şu anda yok.
O benim hamilelik çekeceğimdi. Hamileyken eğilemiyorum diye kocacığım almıştı. Upuzundu. Sonra Tırtılın koltuk altına kaçan toplarını çıkarırdı.
Ah Kereta nerelerdesin?

29 Ocak 2010 Cuma

işte size iyi bir fikir


tekrar salinger okumalı. hiç okunmadıysa şimdi okumalı. sen ne güzel kitaptın Gönülçelen.

15 Ocak 2010 Cuma


çocukken TRT karşısında çok origami yapmışlığım vardır ama şu turna kuşunu niye beceremiyorum bir türlü anlamadım.

4 Aralık 2009 Cuma

hadi bakalım

bir çocuk annesi kocaman bir kadın olmuşum da haberim yok. kafamı kaldırıp bir bakmamışım ki kendime etrafıma. hep didişip durmuşum ya
şimdi yeni karalar alma zamanı
şimdilik hazır değil listelerim ama ilk listem şu iki yılda izlemeyi çok isteyip da izleyemediğim film listemi oluşturmak
sonra kitap listesini yenilemek
2010 da tüm John Berger'ları okuyabilirim herhalde
bir de şu televizyonu hayatımdan hepten çıkarıp gizli bir köşeye müzik düzeneği kurmalıyım. Tırtıl'ın sabote edemeyeceği bir nokta olmalı.
ve şu fotoğraf makinasını tamir ettirip bir süre Tırtıl'dan uzak tutmalıyız.

telden fikirler


çok güzel bir kolye. yaratıcılığın sonu yok. ben de tellerle çok şey yaptım. ama bu çok güzelmiş.
kaynak. etsy

23 Kasım 2009 Pazartesi

istavrittttttttttt

ezginin günlüğü istavrit albümü güzeldir. benim için 1996 yılıdır. ankara'dır. üniversitedeki ikinci yılımdır. mavi kapaklı bir kasettir. bütün şarkılarını ezbere bilirim. güzeldir işte. olsa da dinlesem şimdi. bugün mırıldanırken buldum kendimi. belki Funda'da vardır.

bir naylon kovanın içinde
gezerim istavrit gibi
istanbul neresi

köprüde gide gele
bayanlara eve ve more
yetim gezdik hep kulaksızdan tophaneye

aslında bizim de hakkımız be ablacığım
değil miyiz toprağımız üstünde
aslında bizim de hakkımız be bey abim
değil miyiz toprağımız üstünde

size göre biz boş yere
yaşıyorsak çaresiz
oltadaki balık kadar
yoksa değerimiz

biz de kayıklara atlayıp
vapurların yaşadığı denizlere gideriz
Kızgınım gene ve bir süreliğine babamla iletişimi kesiyorum. Pospartumla falan alakası da yok. Daha önce beraber çalışırken hep ben onu idare etmiştim. Ama şimdi Tırtıl'ı çok fazla bırakamıyorum ya. Buraya kadarmış demek ki. Babayla da ortak iş olmuyormuş. Eh benim oğlum da büyüyecek elbet. Bu ev hapisliği de bitecek. Yaz gelecek gene. Aydınlık günler. O zaman hem oğluma hem işime sarılıcam.

10 Kasım 2009 Salı

9 Kasım 2009 Pazartesi

Elmalı bişey

Elinizde bitmiş bir sprey şişe varsa camsil gibi buna yarıyarıya elma sirkesi ve su koyun. Mutfak tezgahını silerken, masanızı silerken ya da toz alırken kullanın. Süper bişey. Aynı zamanda insanın içini rahat ettiren bişey.
Bir de elma sirkesi yapmayı başarabilsem...
Kaynak: yemekname

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails